Monday, 24 March 2014

Yurda Dönüş

Az kaldı,  birkaç gün sonra neredeyse üç senemi geçirdiğim Londra'dan İstanbul'a kesin dönüş yapacağım.

Biliyorum kimileri inatla kalmam gerektiğine inanıyor, belki birçok kişi fırsat bulup bir kaçsak asla dönmeyiz diyor.

Ama ben kararımın arkasında duruyorum.
2011 de Türkiye'den gitmek için nedenlerim vardı.
2014  de yurduma dönmek için nedenlerim var.

Türkiye eski Türkiye değil

Hayatım boyunca 'şuan orada olmak için neler vermezdim' dediğim tek yerdi Gezi Parkı.
Sevdiğim birçok kişi, kanımdan canımdan insanlar oradaydı. Ve kanımdan olmayan ama canımdan insanlar sokakları doldurdu, şiddet gördü, sakat bırakıldı, öldürüldü.
Hayatım boyunca savunduğum şeylere bakılırsa benim de olmam gereken yer orasıydı.
Ve o günden sonra Türkiye'nin evrildiği yer bambaşkaydı.
Varsın birileri Gezi'yle ilgili farklı yorumlar yapsın, kimileri onca şeye rağmen hala yanlış giden şeyleri sahiplenedursun, kimileri hala sonucunu tartmadan konuşsun, karar alsın, önemli değil diyemem ama benim için artık farketmiyor.


Özgürlük ekmek gibi su gibidir. Artık bunun farkında olan büyük bir kalabalığız

Senelerdir yılmadan usanmadan tartıştığım, özgürlüklerin eriyişini görmeyen, ekonomi, eğitim, sağlık iyi gidiyor diyerek savunmaya geçen birçok kişiyi ellerinde bayrakla sokaklara dökülmüş gördüm ya, artık Türkiye benim için eski Türkiye değil.

Eskiden, doğduğum ve yaşamak zorunda olduğum yerdi, şimdiyse yaşamayı seçtiğim yer.
Bana acı da verse, katlanması zor günlere de gebe olsa seçtiğim yer orası.
Kızılderililerin bir sözü vardır: "Eğer bir ülkede gölgelerin boyu insanların boyunu geçmişse o ülkede güneş batıyor demektir." 

Ben artık ülkemde gölgelerin bizlerden daha uzun olduklarını düşünmüyorum.
Şimdi umut etmek için daha fazla nedenim var.


No comments:

Post a Comment