Thursday, 3 October 2013

Ayna Diyor ki!

Aynalarla barışığımdır.
Kendimi çok beğendiğimden değil de daha çok kendimi sevdiğimden.
Ofisteki masamda her zaman bir ayna vardır mesela, çoğu zaman iş arkadaşlarımın espri malzemesidir.
Aynaları severim kısaca.
Bana nasıl bir insan olduğumu, nasıl bir bedende yaşadığımı, içimi nasıl dışa vurduğumu anlatırlar. Bazen tedirgin bir ifade olur yüzümde, insanlar dokunmaya çekinir ama aynalar hemen sorarlar 'neyin var?' diye. Yada bitkin olurum bazen insanlar 'hasta mısın?' derler, aynalarsa 'makyaj yap bir kendine gel!' diye azarlarlar.

Severim aynalarımı.
Her odada bir tane yetmez bir tane de çantamda olsun isterim.
İçinde ayna olmayan oda eksik kalır benim nazarımda. Ayna varsa kendimi evimde hissederim.

Gel gör ki bugün bir ufak münakaşa geçti aynalarımla aramda.
Tam iyice yakınına girmiş bakıyordum ki, birden bire şakağımda bir ışık hüzmesi gösteriverdi bana.
İki ince gümüş tel.
Ne zaman kondular da ne ara büyüdüler?! Bir çığlık koptu boğazımdan, birden gözlerim doldu.
Herkesin saçları beyazlardı da benimkiler asla!
Yanılıyordu gözlerim! Onlar gümüş teller olamazdı diye can havliyle kaptım elime ufak bir ayna, yaklaştım ışığa, olmadı yetmedi daha aydınlık bir odaya geçtim, doğruydu işte, oradalardı, iki gümüş çizgi çekilmişti şakağıma.
34. yaşıma aylar kalmışken saçlarımda beliren beyazlara şaşırmama şaşırdınız belki de.
Belki de çok daha erken yaşlarda sayamayacağınız kadar çoktu beyazlarınız.
Nitekim sevdiğim adamın saçlarındaki beyazlara bakar, ne güzeller derdim hep.
Ama asla kendime konduramazdım.
Ben hep çocuktum kendi gözümde. Yaşlanmak ne kelime , büyümeyecektim bile!
Oysa aynalarım öyle demiyorlardı. Bir parça itiraz ettim ama onların yalanı yoktur bilirim.
Mecbur kabullendim.

Bugün bir milat gibiydi ama ilk beyazlarımın çıktığı değil, benim onların ve dolayısıyla yılların ve tabi ki beni bekleyen yaşlarımın farkına vardığım gün bugün.

Yaşlanıyorum.
Artık devre arasındayım ve filmin ikinci yarısının başlamasına çok az kaldı.
Öğrendiklerimi demleyip, hayatı hazmedeceğim yılların başındayım.
Hem merak ediyor hem korkuyorum.


Bugün aynalarım bana birşey anlattı. Zaman geçiyor.
Hiç unutmamalıyım. 

Ve en kısa zamanda gidip o iki gümüş teli boyatmalıyım!










No comments:

Post a Comment