Sunday, 29 September 2013

Gitmek mi Zor Kalmak mı Zor? En Zoru Düşünüp Durmak

Türkiye'den her dönüşte bu psikolojiye bürünüyorum : kararsızlık
 Londra'ya yerleşmeye iki sene önce karar verdim sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Her 'memleket ziyaretinde' yeniden aynı kararı vermem gerekiyor.
Dönme ihtimalim olduğundan değil, bana sürekli sorulan sorulardan
Sevdiklerimin gözleri dolu dolu olunca benim kendi kendimi hırpalarcasına sorduğum sorulardan
Kendimi ikna etme arayışlarımdan.
Bir defa karar vermiş olmak yetmiyor.
Olduğum yerde çok mutlu olmam da yetmiyor.
Sevdiklerimin gözlerindeki o bakış hepsini silip süpürüyor kendimi yeniden Londra'da yaşamam gerektiğine ikna etmeye çalışırken buluyorum.

Oysa kimse istemez memleketinden, sevdiklerinden ayrı olmayı. Keyifle göbek ata ata çıktığınız bir yol olmaz. Ama bazen seçim şansınız da pek yoktur.

Değil yurt dışını görmüşlüğüm, İstanbul'dan başka bir şehirde bile yaşamadığım genç yaşlarımda heves etmiştim bu işe. İçimde bir ses gitmem gerektiğini söylüyordu. Sanki onu dinlemezsem ruhum hiçbir zaman huzur bulmayacaktı.
Dünyaya gelirken beraberinizde getirdiğiniz nereden size eklendi bilinmeyen ruh hallerinden birisi işte.

Diyorum ya havaalanının dış hatlar terminalini dahi görmüşlüğüm yokken başladı bu sevda. Nedenini bilemem. Tek bildiğim hayatımın bir gününde bu kararı verip bunu yaşamam gerektiğiydi.

Sevdiğim adamla ilk, uzun ve ciddi konuşmamızda bana dönüp de seneler önce, bir süre yurtdışında yaşayıp çok da mutlu olmadığını söylediğindeki hayalkırıklığım gibi mesela. Yani o benimle gelmeyecek mi diye düşünmüştüm. Oysa ne imkan vardı gitmeye ne de bir planım. Ama oldu. Hem de o benimle değil ben onunla çıktım yola.

Birgün bir başka ülkede mutlu olacağım için miydi içimdeki bu gitme arzusu yoksa çok arzu ettiğim için mi burada mutluyum bilemiyorum.

Gariptir hayat.
Sizi bir yere mi sürüklüyor yoksa siz istediğiniz için onu mu beraberinizde sürüklüyorsunuz bilemiyorsunuz.
Nedenini bilmediğiniz birşey için de düşünüp durup tekrar tekrar kararınızı sorguluyorsunuz.
Ama birgün döneceğimi de biliyorum.
Seçim şansım olmayacak, dönmem gerektiğini hissedeceğim ve döneceğim.
O zaman da nedenini bilmeyeceğim.

İşte o güne kadar içimi bunaltan kararsızlık hissiyle devam...












No comments:

Post a Comment