Friday, 5 April 2013

Kadının Adı Çok

Sürekli kadınlar böyle ama erkekler şöyle diye sanki bir o yana bir bu yana çekip duruyoruz 'ilişki' denen kavramı.

Saatlerce tartışsak çözülmezmiş gibi görünen bu düğüme bir yenisini de ben atmak istedim.

Ufak detaylarda değil, kadınla erkeğin farkı aslında özlerinde, yaradılışlarında onlara yüklenen programlamada yatıyor. Asla değiştirilemez asla yönetilemez asla birbirlerine benzetilemez iki farklı programlama.

Kadın: sabah uyansın, onu bekleyen yüzlerce farklı iş olsun. Bir yandan işe gitsin ama güzel de olsun sonra çalışsın çalışsın, bir yandan da akşam ne yemek pişireceğini, çocukların ödevlerini düşünsün sonra yatağa girsin orada kendini ve erkeği mutlu etsin. Ama içerideki yumurcağın üstü açılmış mı gidip bakmayı ihmal etmesin. Çocuk hastalanınca işten izin alsın, koşsun ona çorba yapsın. Bir anne olsun, bir iş kadını bir yandan da eş olsun. Hep söylemiyor muyuz, mutfakta-yatakta-sokakta. İşte kadın hepsi olabilsin ve hepsini aynı zamanda olsun. Kariyer de yapsın çocuk da ama kocayı da elinde tutsun!

Erkek ise, işte erkek, evde erkek. Erkek çalışırken sadece çalışır, maç izlerken sadece maç izler. Mesela annelerimiz dizi izlerken fasulye ayıklar, yün örer, nakış-dikiş yapar, saçlarımızı tarar ya babalar maç izlerken sadece maç izlerler.

Sabah işe giderken yolda kadınlar görüyorum, metroda makyaj yapıyorlar. Arabasında trafikte, serviste sarsıla sarsıla, taşırmadan rujunu sürmeye çalışır kadın. Hep yetişmesi gerekir hep aynı anda birsürü şey birden yapmalıdır. Hem güzel görünmeli, hem çalışkan olmalı, stresten geberse de kendini yemeğe vurmamalı, akşam arkadaşlarla '3-5 tek atıp' rahatlamak yerine yeşil çayını içip kalori hesaplamalıdır kadın. Hep güzel hep ince hep bakımlı olmalıdır kadın. Hem öyle erkeğin 5 dakika süren traş seansı gibi olmaz kadının hazırlanması. Makyaj yapmasa 'hasta mısın?' derler, biraz yese 'sen kilo mu' aldın olur. Azcık salsa kendini, dip boyası çıksa, manikürü gelse 'Nen var canın birşeye mi sıkkın, saldın sen kendini' olur. Kadın bir an bile durmamalıdır.

Hiçbirşey yapmasa oturur düşünür kadın. İlişkisini, dostlarını, ailesini, olanı biteni gözden geçirir. Planlar yapar. Daha fazla ''multitasking'' olmak için zamanı alıp üçe beşe katlar. Anneyken iş kadını, işkadınıyken eş olur. Masasının başında alışverişini de yapar, çocuğuna okul da arar, arkadaşlarının dertlerini de dinler, e-mailler de gider gelir. Bir yandan çalışır, bir yandan sosyalleşir.

Hepsi olur, aynı anda herşey olur.

Yüksek topuklarının üzerinde bir cambazdır kadın. Aynı anda hep iş kadını, hem anne hem eş olan.
İp üstünde yürürken belinde holahop döndürür kadın...



No comments:

Post a Comment