Tuesday, 9 April 2013

Gelecek mi Nesil?

Nesil nedir?
Türk Dil Kurumuna göre 'kuşak' demekmiş.
Yani doğduğumuz sene, takvime bir şerit çekiyor ve bu senelerde doğanlar hep beraber aynı neslin içinde sayılıyoruz.
Lafı geçtiğinde büyüklerimiz, 'Bu yeni nesil de pek uçarı, yeni nesil çok bilgisayar bağımlısı' yada 'Yeni nesil çok bilmiş' diyorlar ya, işte nesil öyle birşey. Kapsamı pek geniş yani.
Komşunun torununu da kapsar, bakkalın oğlunu da.
Yada kimi zaman bizim kuşak devrimciydi derler büyüklerimiz.

Velhasıl, nesil kelimesini küçümsememek lazım. Devamında söyleyeceğiniz şeyler aslında tarihin aynasıdır.
Bazı nesiller devrimcilikleriyle damga vururlar tarihe, bir sürü kahraman, cesur insan, şair, yazar çıkar aralarından, bazılarıysa korkaklıklarıyla, bir sürü şeye göz yummuşlar, seslerini çıkartmamışlardır. Utançla andıkları anlarla doldururlar tarihin sayfalarını...

Ve bence nesil denen şey öyle gariptir ki birbirini takip etmez birbirinin karşısında yer alır.
Anne-babalar ve çocukları gibi.
Kıtlık görmüş, politikadan canı yanmış, herşekilde cefa çekmiş bir nesil çocuklarını bunun tam aksi yönde büyütür; paragöz, apolitik ve rahatına düşkün.
Yani ibre bir o uca gider bir diğer uca.
Şimdi biz, nesilce paranın, varlığın, maddenin,tüketimin olduğu uçtayız. Tüm dünyada bu böyle. Dengeler bunun üzerine kurulu. Maddi krizler, batanlar çıkanlar, kazananlar kaybedenler.
Ideolojilere, topululukları peşinden sürükleyen düşüncelere ve düşünürlere yer yok bu çağda. Daha çok icatların peşinden gidiliyor, hayatı daha da mekanik hale getiren buluşların ve programların yaratıcılarının peşinden gidiyoruz.

İçi boş olunca insan, boşluğa da düşmesi kolay oluyor.
Bazı anlarda, mesela bir tarih belgelesli izlediğinde yada gazetede bir yazarın yazısını okuyor ve 'vay be memleket ne hale gelmiş' diyorsun.
Vay efendim hemen bir yeni nesil temsilcisi sana cevabı koyuveriyor 'Olur mu canım bak ekonomi süper!'
Ben bunu nesil farkına bağlıyorum
Evet her neslin paraya tapanları ve düşünceye tapanları olur
Ama o neslin adını çoğunluk belirler; ve benim neslimin adı paraya tapanlar.
Bir anne-babadan duymuşluğum yoktur ki 'Ama ekonomi süper!' desin. Bir emekli bunu söyleyebilir mi?
Benim neslimin 'altı kuru' altın(!) çocukları almışlar  işletme-iktisat bölümlerinde okudukları mikro iktisat' bilgilerini, karşımda atıyorlar tutuyorlar.
Soruyorsun senin asgari ücretten, emekliden, işsizden haberin var mı?
'Tabiki' diyor, 'hepsi gayet iyi, bakma sen insanoğlu hep daha fazlasını ister! Hastaneler pırıl pırıl, sokaklar geniş geniş, bundan ferah olmuş muydu hiç otoyollar?!'
Evet yollar hiç bu kadar geniş olmamıştı, yoksa bunca insan nasıl böyle yolunu bulurdu?

Şimdi ben bu 'parlak' nesile vah diyorum. Siz maneviyatı görerek ama maddiyata koşmak için yetiştirildiniz. Ve ortaya bu çıktı.
Şimdiyse bir nesil var ki, onlardaki eksiklik ancak bundan 15 sene sonra hortlayacak.
Bu benim kendimi kandırma yöntemimdir belki de, bilemiyorum.
Belki birdaha hiçbir zaman düşünce odaklı, ideallerine, düşüncelerine sahip çıkan bir nesil gelecek. Teknolojinin budalası olmayan tam tersi onu bir güç olarak elinde bulunduran bir nesil. Üstü tozlanmış değerleri alıp kendine pusula yapacak bir nesil.

kimbilir?
















No comments:

Post a Comment