Monday, 22 April 2013

Arkadaşıdan Vazgeçmek

Kızların arkadaşlık anlayışı erkeklerinkinden farklıdır derler.
Çoğu zaman da doğrudur.
Biz genelde kolay sever, kaynaşır, yakınlaşır ve bazen de aynı hızda uzaklaşırız.
Her zaman bir sebebi olması da gerekmez. Ama çoğu zaman sebep hep aynıdır. Aynı frekansta değilizdir.
Birşey olur ve biz bunun böyle olmadığına karar veririz.
Kendi adıma söylemek gerekirse genelde hep 'arkadaşlık ve dostluk' kavramları konusunda aynı frekanslara sahip olmadığımı farkettiğimde uzaklaşırım.
Küsmek yada kavga etmek bana göre değildir pek.
Sadece kırgınlıklarımı yerden toplayıp çekip gitmeye gücüm olur.
( Bence bu aşamadaki kavgalar sadece deşarj olmaya yarıyor ve farkettimki çok defa bu anlamda da kullanılmışım.)

Peki ya Özür Dilemek?
Arkadaşlık, dostluk kavramlarına aynı pencereden bakmadığınız birinin özrü de birşey ifade etmiyor aslında. Sadece belki gelecekte, yüz yüze bakabilmeyi bir nebze olsun kolaylaştırıyor. Ama gerçekten sağlam bir kazık yediyseniz özrün hiçbir anlamı yok ve aslında affedip ikinci bir şans verirseniz aynı kazığı da ikinci kere yeme olasılığınız çok yüksek.

Kadının da Öküzü Var!
Hep erkeklere öküz desek de bence arkadaşlık konusunda erkekler birbirlerine karşı son derece centilmenler. Birbirlerinin sevgililerine sarkmamak, bir ihtiyacı olursa iki eli kanda olsa koşup gitmek, bir parça hayırsızlık görse hemen üzerini çizmemek, affedici olmak ve dostluk etiğine bağlı kalmak. -birbirinin sırrını ulu orta paylaşmamak, para yada iş yada terfi için birbirinin arkasından kuyu kazmamak, dostluğu hep ön planda tutmak gibi gibi-

Ama kadınlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim malesef. Evet istisnalar var. Benim de bunun istisnası olan kadim dostlarım var ama yaşım ilerledikçe hayal kırıklıklarımın bu dostluklardan daha çok olduğunu görüyorum.


Hal böyle olunca bazı arkadaşlıkların sonu geldiğinde üzerinize düşen ne kadar zor olsa da -ki bende çoğu zaman başarısızlık ve bıkkınlık hissi uyandırıyor- sonda olduğunuzu kabullenip daha fazla zarar görmeden ondan vazgeçmektir. O noktada olmanıza birçok sebep olabilir, evet neticede sizi üzen bir olay olmuştur yada hayal kırıklığına uğramışsınızdır ama altındaki sebeplerin gerçekte ne olduğunu her zaman bilemeyebilirsiniz. Bazen hayattaki başarılarınız, bazen başarısızlıklarınız, şans veya şanssızlıklarınız buna zemin hazırlamış olabilir.  Sonuçta önemli olan ders alıp ileriye bakmaktır.












No comments:

Post a Comment