Friday, 4 January 2013

Ruhumuzu Zayıflatan Rejimler

Ne zaman 3-5 kız toplansak -dedikodu bitince tabi- konu bu rejim mevzusuna gelir. Kilo veren varsa ortamda, nasıl verdiğini anlatır. Kilosundan yakınanlar da bu sihirli rejimlerden yüzbinincisinin tarifini kaydeder zihnine.

Ben kendimi bildim bileli hiçbir zaman çok zayıf olmadım.
Hayatımda yaptığım en ciddi rejim düğün öncesi 5-6 kilo vermemi sağlamıştı. Yalan olmasın gelinlik içinde tombik çıkmayayım, düğün resimleri ömür boyu duvarlarda duracak aman diye verebilmiştim o kiloları. Zaten gelinlik dediğin piknik tüpü gibi birşey. Sen de içinde iki kol bir sırt bir de kafasın işte. Onlar da azcık tombişse mantar bebek gibi birşey oluveriyorsun resimlerde.

Herneyse ondan sonra evlendik tabiki kilolarımı hemen geri topladım. Hatta Londra' ya yerleşince, aman da bunların tereyağları, kruvasanları pek güzelmiş diyerek, üstüne birkaç kilo daha ekledim. 1 sene önce de meşhur dukan diyetini denedim. 5 kilo hoop diye gitti tamam yeter dedim. Şimdi rejimsiz devam. Daha da diyet yapasım yok ne yalan söyleyeyim. Tabiki çok zayıf kızları görünce imrenmiyor değilim. Ama gerçekten imrendiğim biraz balık eti de olsalar gerçekten 'taş gibi' olan hatunlar. Alın size Kate Winslet ve Kat Dennings. Ben bu hatunların ikisine de bayılıyorum. Bence alımlı olmak için illa bir deri bir kemik kalmanız gerekmiyor. Şekilli bir vücudunuz olsun biraz da doğru giyinin sizden havalısı olmaz. Hem ne o öyle memesiz poposuz bel oyuksuz dümdüz kadın mı olurmuş yahu! Obez  yada aşırı kilolu değilseniz öyle şok rejimlere dalıp da hem vücudunuzu hem de sinirlerinizi bozmayın. İdeal bir kilo belirleyin, kendinizi öyle sevin. Hayatta mutluluk veren çok şey var ve bence bunlardan birisi de yemek yemek.


Annem hep herşeyin aşırısının zararlı olduğunu söyler. Bu sadece yemek için geçerli değil, yememek yada sürekli rejim yapmak için de geçerli. Ömrü hayatını rejimlerle geçirmek de bir aşırılık, kafayı sürekli kiloya takmak da. Bazen, kum saati gibi vücutların revaçta olduğu 60 lı 70 li yılların filmlerini izliyorum da aslında kadınlar o zaman ne kadar da güzellermiş. Hem de o dönemlerde, kozmetik ve estetik dünyasının henüz bugüne kıyasla çok ilkel olmasına rağmen. Alın size 2 örnek , sizce hangisi daha güzel, seksi ve alımlı?
Yırtmaçtan çıkan blumik, sıska bacaklı Angelina Jolie mi? Yoksa her zerresinden hayat fışkıran Rita Hayworth mu? Karar sizin!






No comments:

Post a Comment