Monday, 14 January 2013

Bir Erkek Bir Ümit


Havada sigara dumanı, iki kadeh var önümüzde. O dumanı içine çekerek uzaklara dalıyor. Ben ona bakıyorum. Teselli kelimelerim uçup gittiler dakikalar önce. Zaten o da benden bir teselli beklemiyor.

Kadınlar bazen öyle bir giderler ki, tesellisi hiç olmaz.

Bir erkeğe 'o kadın seni hiç sevmemişti' diyebilir misiniz?
Sevmediğini çok iyi bilseniz bile susarsınız. Erkeğin acısı suskundur ya, size de bulaşır. Siz ne kadar birşeyler söylemek isteseniz de sesinizi kısar bu acı. Siz de susarsınız.

Hikaye basit aslında. Bir kadın çıktı karşısına ve  onu sevdi.

Kadın geçmişten gelen bir kalp kırıklığını atlatmaya uğraşıyordu, adam farkında değildi ama kadının vicdanı da kırılmıştı aslında.

Kadının gözlerindeki hüznü sevmişti başka bir aşktan arta kalan, bu gözler benim için gülse demişti, karşılıksız sunduğu aşkıyla iyileşsin istemişti.

 Camına konan kanadı kırık bir serçeye bakar gibi baktı ona günler boyu. Sonra birgün gitti kadın.

Bir erkek içinde ufacık bir ümit kırıntısı olsa bile, kendisini sevmediğini söyleyen bir kadınla beraber olabilir. Birgün onu seveceğine inanır ve çok uzun bir zaman sabahları sadece bunun olması için uyanabilir.


Belki gerçekten terkedilseydi 'ama beni sevdiğini söylemişti' diyerek üzüntüsünü bir nebze olsun haklı çıkartabilirdi. Oysa karşımdaki erkek hiç sevildiğini duymamış tam tersi sadece bunun ümidiyle kendi yarattığı hayali bir ilişkinin peşinden gitmişti. Ona söyleyebilecek hiçbirşeyim yoktu. O zaten herşeyi biliyordu.

İşte masada otururken tam da bu suskunluktu.


O yüzden susuyordu.
Susuyordum.
Tesellisi yoktu bu işin...





No comments:

Post a Comment