Sunday, 19 August 2012

Şimdi git birine kendini anlat, yeni baştan...




'Şimdi git birine kendini anlat yeni baştan. Çok zor...'

Bunu diyerek hayatına kimseyi almayan insanlar var.
Artık güvenmedikleri, inanmadıkları, umut etmedikleri ama en önemlisi korktukları için.
Kendilerini hata yapamayacak kadar yorgun ve yenilmiş hissettikleri için. Birileri hayatlarına girip darma duman edip gittiği için belki, belki hiç gelmediği için. Dışarda biryerlerde onlara uygun birisi olduğuna inanmadıkları için.

Kızıyorum böyle söyleyenlere. Şöyle bir silkeleyip kendilerine getirmek istiyorum. Yada sağlam bir tokat atayim hatırlasınlar aşkın insana nasıl çarpıp kendinden geçirdiğini.
Havadaki kokuyu farketmeyi, şarkıları bir başka şekilde dinlemeyi, şarabın tadını tekrar alabilmeyi, dünyayı başka gözlerle görmeyi. Bunlardan kendini mahrum bırakmak haksızlık değil mi?

Hazır değilim mi diyorsun? Mühim değil, bekle biraz
Acelesi yok hiçbirşeyin, ama çok da bekletme.
Elbet yaraların iyileşecek, elbet tekrar koşacak, konuşacak, anlatacak ve aşık olacak enerjin geri gelecek yeterki sen o geldiğinde engel olma, yerli yersiz korkularınla onu kaçırma.

Sonunda ne olduğu kimin umurunda? Kaç gün yaşayacağımızı hangimiz biliyoruz?
Yaşadıktan sonra da ağlayıp neden yaşadım diyerek pişman olma,
Güzel olan hergün için bir '+' koy mutluluk hanesine
Ağladığın günler için de bir '+' tecrübe hanesine.


Korkarak yaşamak yarım yaşamaktır diye bir söz vardır ya
Korkak olma...

No comments:

Post a Comment