Monday, 27 August 2012

Herkes Evlenmek Zorunda Değil!





Ortada uzun süredir devam eden ama henüz evlenme aşamasına gelmemiş hatta hiç evlilik lafı geçmemiş bir ilişki varsa, kendini bu konuda otorite sanan bazı tipler bekar kızlara sürekli 'evlenemedin bir türlü, bak şimdi şöyle yap böyle yap' falan diye akıl verirler. Bir yerlerde, gariban erkek durumdan habersiz şekilde doğal akışında bir ilişki yaşadığını sanadursun diğer tarafta kızlar kafa kafaya verir adamı yola getirmek için taktikler düşünürler.


Başarıya götüren her yol mübahtır'dan hareketle kıskandırmalıdan tutun da uzaklaşmalı, yakınlaşmalı, işveli cilveliye kadar her yol denenerek adamı iknaya uğraşılır. Eğer kafası biraz çalışan bir erkekse durumu anlar . Ya bakar ki bu çabaları daha fazla çekemeyecek, kızla da evlenmeye niyeti yok bitirir ilişkiyi olur biter. Yada kıza durumu söyler, kız da en çok istediği şey evlenmek olduğu için 'sıradaki gelsin' diyerek olayı noktalar.

Peki aşk bunun neresinde? Bana sorarsanız hiçbir yerinde...

Zaten illa evlenelim derdinde olunca da akabinde şunlar geliyor; tektaşım şu boy olsun, düğün filanca yerde olsun, evi havalı bir muhitte isterim, mobilyalar bilmemnereden olsun, beyaz eşyaları da en pahalısından isterim, pırlanta set takılsın, Ayşe'ler şunu almış biz de alalım, Fatma'lar düğünü 500 kişilik yaptı biz daha kalabalık olalım, o da olsun, bu da olsun...sonra 'düğün zamanı çok gergindik' Tabiki gergin olursunuz. İş iyice alış verişe dönüşmüşken, ortada alacak verecek bitmezken gergin olmamak mümkün mü? Amaç olan 'evlilik' olmuş 'hava atma aracı'. Kız almak gerçekten 'parası neyse verdik, aldık' olmuş, romantizmi araki bulasın bu hengamede.

Boş verin bunları. Sevdiğin adamla bir ömür beraber olmaktan daha mutheşemi yok, bunun tadını çıkartın. O anı da sevdiklerinizle paylaşacaksınız, daha fazla bir anlam yüklemeyin nikaha, düğüne. Ama arada aşk yoksa artık, kamyonla para harcansın o düğüne, adamla bir ömür geçmez...




No comments:

Post a Comment