Saturday, 4 August 2012

Bıraksalar neler yaparım? Diyenlerdendim



Sabah 9 masana otur. Çalışmaya başla. Daha uyanamadın bile belkide. Uykunun en güzel yerinde sokaklara attın kendini. Bir fincan kahveyle uyanma çabası.
Sen evden çıkarken hava hala karanlıktı.
Dönerken de karanlık olacak.
Başını servisin camına dayadığında yada arabanla işe giderken gözünün önünde uzayip giden kırmızı farlara takıldığında düşünüyorsun...


Hep boyle mi gidecek?


İşini sevmemek değil de mesele...yok yok işini sevmek aslında. Çünkü bir ofiste masanın başında otururken yaptığın işi sevmek her zaman o kadar kolay olmuyor.
İnsanlar yüzünden.
Onları dinlemek, cevap vermek / susmak zorunda oldugun zamanlar. Çantamı alır çıkarım diyemiyorsun ya. Yada çok çalışınca, yorulunca dayanılması nasıl zor geliyor bazen herşey ve herkes.
Rakamlar, slaytlar, raporlar, telefonlar sanki yukarıdan birisi kovayla iş yağdırıyor. Yaptıkça yenileri geliyor  üstüne. Git git bitmeyen, bir türlü bir yerlere varmayan yol.


Ama kendi işin olsa oyle mi? Sabahtan gitsen gecenin körüne kadar çalışsan, deli gibi yorulsan da kendi işin sonuçta. Kimseye bağlı değilsin. Canın isterse alır çantanı çıkarsın. Tamam işin çoksa çıkmazsın tabi, olsun yine de çıkmak istesen kimse sana 'o zaman yarın da gelme hatta hiç gelme!' diyemez.
Bir cafen olsa mesela
Yada bir butik otel
Pastacı da olabilir, rengarenk orjinal lezzetli pastalar. Sabah erkenden gider açarsin dükkanı, işlere koyulursun. Arada bir kahve molası, şöyle bir bakarsın etrafina, ne güzel bir yer ve benim dersin. Ben tasarladım her santimetrekaresini.


Birşeyler getirip satsan ufak bir göz oda dükkaninda? Ama havalı, şık şeyler.
En karlısı yemek işi diyorlar.
Yok yok Amerika'dan  getirip satmali aslında. Orada herşey cok ucuzmuş.
Kitapçın olsa ne güzel bütün gün kitap okursun. Bayılırım kitap kokusuna. 


Şuan aklıma gelmeyen daha birçok farklı iş hayali kurdum ve onlarla ilgili konuştum kurumsal hayatta çalıştığım 10 küsür sene boyunca. Ama hiçbir hayalim için de çaba göstermedim. Sadece hayal olarak kaldılar. Şimdi vaktim de çok enerjim de, fakat hala bulamadım ne yapacağımı. Hergün başka bir hayalimi gözden geçiriyorum. İçleri o kadar boşki. Birine inanıp geliştirmemişim ki kendimi o yönde. Varsa yoksa sabah 9 aksam 6 işleri icin uğraşmışım. Artan zamanda da gez toz alışveriş yap.

Benim gibi baska arkadaşlarım da var. Arada düşünüyoruz ne yapsak diye. Fikir çok ama cesaretimiz yok. Bilgimiz de yok çünkü bu zamana kadar bir plan yapmamış, lazım olur diye düşünüp egitimlere katılmamışız farklı bir konuda. Hayallerimiz var sadece. Araştırıp duruyoruz şimdi ne yapsak diye.

Yani diyecegim o ki, servisin camına kafanızı dayarken yada 3-5 arkadaş öğle tatilinde gittiğiniz cafede kurduklarınızdan ötesine gitsin bu planlarınız, eğitim lazımsa eğitime gidin. Sabah 9 aksam 6 işlerinin dışında bir bilezik daha olsun kolunuzda. Belki de vardir, varsa ne mutlu, doğru zamanı bekleyin. Benden söylemesi...Yoksa doğru zaman hiç beklemediğiniz bir anda geldiğinde hangi hayalin peşinden koşacağınızı şasırırsınız benim gibi.


No comments:

Post a Comment